DOLAR 7,4294
EURO 8,982
ALTIN 412,334
BIST 1471,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 9°C
Yağışlı

Mustafakemalpaşa’da Tütün Tarihi ve Kolcu Nuri Bey

14.02.2021 - 09:52
A+
A-

Türkiye Cumhuriyeti İnhisar İdaresi

1492’de Amerika’nın keşfinden sonra “Nicotiana tabacum” bitkisinin yaprakları önce Avrupa’ya getirildi ve 16. yüzyılda Avrupa’dan dünyaya yayıldı. Osmanlı Devleti’ne ise 1570’li yıllarda geldi. Osmanlı topraklarında Nicotiana tabacum’a tabaka veya tabaga, resmi yazışmalarda duhân ve halk arasında tütün ismi verildi.

Osmanlı’da dünya genelindeki tütüne göre daha küçük yapraklı,  hoş kokulu,  nikotini az ve hafif olan Türk tütünü veya Şark Tütünü adı verilen tür ekiliyordu. 1854-1856 da Rusya ile yapılan Kırım Savaşında Osmanlı Devleti’ne yardım için gelen İngiliz ve Fransız askerleri Türk tütünü ile tanışıp bu tütüne alıştılar. 1856’da savaş sona erdiğinde ülkelerine dönünce de Türk tütününü tüm dünyaya tanıttılar.

Hüdâvendigâr Vilayetinde Rumeli, Yenice, Kavala tütünü yetiştiriliyordu. En iyi verimin alındığı yerler ise sırasıyla Balıkesir, Bilecik, Kirmasti, İnegöl, Bandırma ve Edremit idi.

Osmanlı Devletinde tütün üretimi imtiyazını 1884’ten itibaren otuz yıl süre ile başında Fransızların bulunduğu, halk arasında kısaca Reji denilen (Memalik-i Mahruse-i Şahane Duhanları Müşterekü’l-Menfa’a Reji Şirketi) şirket fiilen kullanmaya başladı. Reji kurulmadan önce tütün üretiminin en çok yapıldığı şehirler sırasıyla Trabzon, İzmir, İzmit, Bursa ve Samsun’du. Artık tütün yetiştirmek isteyenler Reji şirketine başvurmak zorundaydı. Tütün ziraatı ruhsat verilecek 16 il içinde Bursa’da vardı.  Bursa merkezi dışında Pazarköy, Kirmasti, Bilecik ve İnegöl Kazaları ruhsat verilen yerlerdi.  Bu nedenle Reji Şirketi 1888 yılında Gemlik, Kirmasti, İnegöl ve Yenişehir’de örgütlenerek buralar birer reji memuru yolladı. 1889 yılında ise bu memurlara bir müdür, bir kâtip ve bir muhasebeci eklendi. Reji şirketi ürün kalitesini arttırmak için Hüdavendigar’da tütün üretiminin yoğun olarak yapıldığı Yenişehir, İnegöl, Kütahya ve Kirmasti dışındaki yerlere sınırlama getirmişti. Reji şirketi tütünlerin denetimi yapılırken, teslim tarihine aykırı durumlarda tütünlere el koymuştur. Arşiv kayıtlarında Kirmasti Reji İdaresinin, çiftçi Mehmet Sadık ve arkadaşlarının tütünlerine zamanında teslim etmedikleri gerekçesi ile el koyup zaptına kalkıştığı için verdikleri dilekçe mevcuttur.

Reji İdaresi tütün kaçakçılarını yakalamak amacıyla tütün üretimi ve denetiminden sorumlu “kolcu” adı verilen atlı ve silahlı birlikler oluşturmuştu. Çoğunluğu Balkan ülkelerinden getirilen kolculara halk “ayıngacı, serkeşler, ejderler ve mahlûkat-ı garibeler” de demiştir. Kolcuların giderleri köylünün ürettiği tütününden ödeniyordu. Reji şirketine bağlı silahlı kolcu sayısı1887 yılında 3600 iken 1897 de 6700’e kadar yükseldi.

1907 yılında Hüdâvendigâr Vilâyetinde 112 kg tütün üretilmişti. Bu Tütün’ün 2 kilosu Bursa’da, 2 kilosu Gemlik’te, 4 kilosu Adronos’ta,  6 kilosu Pazarköy’de ve 100 kilosu Kirmasti’de (Mustafakemalpaşa) yetiştirilmişti. Bu nedenle Kirmasti (Mustafakemalpaşa) tütün üretiminden iyi gelir elde edilen ve tütün ticareti için önemli bir merkez olduğundan tütün tüccarlarının kalabalık olduğu bir yerdi. 1909 yılında açılan Bursa Sergisi’nde camekân içerisindeki örtülü bir rafta Kirmasti (Mustafakemalpaşa) ilçesinden birkaç yelpaze tütün yaprağı sergilenmiştir. Kirmasti’nin Orta Mahallesinden Mehmet Hulusi Efendi 8 Ağustos 1916 da 300 kuruş maaşla Kirmasti Rejisi Ambar memurluğu yapmıştır.

Mehmet Hulusi Efendi

Cumhuriyetin ilanından sonra 1925 yılında Reji Şirketi ile Cumhuriyet Hükümeti arasında yapılan bir anlaşma ile Reji’nin bütün hak ve yükümlülükleri devlete devredildi. 1927 yılında Mustafakemalpaşa’da az alandan çok verim elde edilmesi, tütün üretimi için en verimli yerler arasında olduğunu göstermektedir. Aynı yıl Mustafakemalpaşa Reji memuriyetinde; müdür, muhasebeci, ambar ve satış memuru, muhammin, kâtip ve bir ziraat memuru bulunuyordu.

İsmail UZEL

Bulgaristan’ın Şumnu kasaba­sından Türkiye’ye gelip Kirmasti Mudamköy’e yerleşmiş olan Rüştiye mezunu İsmail Uzel, Kirmastı Reji idaresi Ziraat Memurluğunu ve Reji muhakeme memurluğunu yapmıştır. Kirmasti’den tayini çıkınca istifa ederek Dava vekilliğine başlamıştır.

1927 yılında Mustafakemalpaşa’da 450 ton tütün yetiştirildi. İzmir’de yapılan fuarda Mustafakemalpaşa tütünleri birinci olarak altın madalya kazandı. 1928 yılında tütün üretimi azalarak 85 tona düştü. 1930 yılında ise tütün üretimi 240 tona ulaştı. 61 köyde 1461 ekici 900 dönüm tütün ekmekteydi.

9 Haziran 1930 da 1701 sayılı yasa ile halkın tüketimi için tütün satın almak, işlemek, kıymak ve bu tütünden sigara, enfiye, ağız ve pipo tütünü yapmak, bu maddeleri markalı, pullu ve etiketli kutulara ve paketlere koyarak bunları ülke içinde satmak devletin tekeli altına alındı.

 

1933 yılında İnhisar İdaresi kuruldu. 1946 yılında ise TEKEL Genel Müdürlüğü adını aldı. Cumhuriyet döneminde de devlet görevlileri kaçak tütün ile mücadele etmiştir. Bu devlet görevlilerine eskiden kalma alışkanlık ile kolcu denilmeye devam edilmiştir.

Mustafakemalpaşa’da 1940’lı yılların başında, İnhisarlar İdaresinde çalışan ve tütün takip görevlisi (kolcu) olan Nuri Bey görevine aşırı derecede bağlı ve kaçak tütün konusunda çok hassas bir kişidir. Kaçak tütün içenleri izle­mekte ve şüphelendiklerini çevirerek üzerlerini aramaktadır. Eğer tütün ta­bakası bulursa zabıt tutarak ceza kesmektedir. Nuri Bey’in çok titiz olması başına değişik olayların gelmesine de neden olmaktadır. Nuri Bey teftişe çıktığı günlerden birisinde, eşeği ile köye gelmekte olan bir köylünün kaçak tütün içtiğini görür ve köylünün önünü keser. Kaçak tütünü aramaya başlar. Fakat uzun süren aramasına rağmen, kaçak tütünü köylünün ve eşeğin üzerinde bulamayınca çıldırır. Ve pes ederek, köylüye tek bir şartla ceza yazmayacağını söyler. Şartı ise kaçak tütünü sakladığı yeri kendisine söylemesidir. Köylü Nuri Bey’e inanır ve sakladığı yeri gösterir. Köylü kaçak tütünü koyduğu keseyi, yakalanmamak için eşeğinin kulağının içine saklamıştır. Bu olaya Nuri Bey dakikalarca gülmüş ama nasıl bulamadım diye de hayıflanmıştır.”

1946 yılında tütün üretiminde Kavaklı köyü 39.102 kilo ile birinci, merkez ilçe 38 bin kilo ile ikincidir. 1949 yılında Mustafakemalpaşa’da toplam tütün ürünü 319.351 kilodur.1952 yılında Mustafakemalpaşa’da 216 ton tütün üretilmiştir. Kestelek, Demireli, Kavaklı köyleri ilçenin en iyi tütün yetiştiren yerleridir. Tütün üretiminde Mustafakemalpaşa İnegöl’den sonra Bursa’da ikincidir. 1956 yılında yaklaşık 9.000 dönüm alanda tütün ekilmiş ve yaklaşık 800 ton ürün elde edilmiştir. Tütün fiyatları 150-250 kuruş arasındaydı.

1973 yılında 24 köyde 2150 tütün ekicisi tütün üretiyordu. Tütün alımı için Tekel Bakanı Haydar Özalp ilçemize geldi. 8 Nisan’da tütün taban fiyatını 12 lira ve tavan fiyat 19 lira olarak açıklandı.1986 yılında 65 köyde 1609 ekici 4486 dönüm tütün ekmişti. Mustafakemalpaşa Tekel’de ise 7 memur ile Yaprak Tütün Bakımevinde 58 işçi çalışmaktaydı.

Bir zamanlar tütün üretiminin merkezlerinden birisi olan Mustafakemalpaşa’daki tütün üretiminin artık hatıralarda kalan tarihçesini aktarmaya çalıştım. Mustafakemalpaşa halkına tütünsüz günler dilerken unutmayalım ki sigara sağlığa zararlıdır.

Halit ERSÖZ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Mesaj Gönder
1
Merhaba;
Mesaj göndermek için alttaki butona tıklayınız.