DOLAR 7,317
EURO 8,6051
ALTIN 457,973
BIST 1107,4
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 33°C
Az Bulutlu

Mustafakemalpaşa’nın Çizgi Üstadı İbrahim Ersaraç

05.07.2020 - 15:46
A+
A-

İbrahim ERSARAÇ

Genç Türkiye Cumhuriyetinin ilk yıllarında 1928’de Mustafakemalpaşa’nın Hamzabey Mahallesinde, mahalle camisi karşısındaki bir evde yeni doğan bir bebeğin ilk çığlıkları duyulduğunda saraç İsmail büyük bir mutluluk içindeydi. Dünyaya gelen oğluna İbrahim ismini verdi. Saraçlık mesleği ile uğraşan İsmail küçük bebeğini işyerinde çabuk özlediğinden bir an önce akşam olmasını dileyerek eve gitmeyi arzuluyordu. İbrahim Ersaraç bu sevgi ortamında Mustafakemalpaşa Hamzabey mahallesinde ailesi ile mutlu bir çocukluk yaşadı. Fakat İbrahim Ersaraç’ın anne ve babasını bir salgın hastalık sonucu kaybedince anne ve baba sevgisinden mahrum kaldı. İbrahim artık Şeyhmüftü cami hocası olan dedesi Hafız Ahmet’in yanında yaşıyordu.

Okul çağına geldiği zaman ilk önce Hafız Davut İlkokuluna gitti. İlkokuldan mezun olunca da Mustafakemalpaşa Muhtelif Gayeli Ortaokulu’na başladı. Mustafakemalpaşa’da yıllar sonra özlemle hatırlayacağı çok sayıda güzel anılar ve arkadaşlar biriktirdi. Arkadaşları ile beraber Kirmasti Çayının en derin bölgelerinden olan Lalaşahinpaşa türbesinin alt taraflarındaki Tellikavak ve Kanlıkuyu mevkilerinde saatlerce yüzerek geçirdikleri mutlu anları asla unutamadı.

Ortaokul eğitiminde, geleceğini belirlemede rol oynayacak olan Resim öğretmeni Maksut Dumlu’dan resim tekniği ve çizimleri ile ilgili ilk bilgileri aldı. Yaptığı çizimler resim öğretmeni yanında okuldaki tüm öğretmenlerin dikkatini çekiyordu. Okul dışı zamanlarında yeteneği nedeni ile Halkevinin Tiyatro dekorlarının hazırlanması ve sahne çizimlerinde görevler aldı. Mustafakemalpaşa Halkevi kütüphanesindeki Akbaba ve diğer karikatür dergilerindeki karikatüristlerin çizimlerini büyük bir zevkle inceleyerek, çizim tekniğini geliştirmeye çalışıyordu. Sınıf tahtasına ve zaman zaman da çocuksu bir muziplik ile arkadaşların ceketlerine tebeşirle çizimler yapıyordu.

1945’te Ortaokul son sınıfta iken, Halkevlerinin kuruluşu nedeni ile yapılan resim yarışmasına katıldı ve yarışmanın birincisi oldu. Yarışmada birinci olan eseri ve diğer resimleri okulda sergilendi. Bu ilk sergisinde çizdiği ilk karikatürleri de yer aldı. Bu birincilik ödülü İbrahim Ersaraç’ın bilinçli olarak resim çizmeye yönelmesini sağladı. Aynı yıl ilk karikatürü Doğan Kardeş Dergisi’nde yayınlandı. Artık sürekli olmasa da Doğan Kardeş Dergisi’ne çizmeye başlamıştı. 1946 yılında ise Yeşilay Dergisi’nde de karikatür çizmeye başladı.

1947 yılında çizgilerine hayran olduğu Cemal Nadir ile ilgili bir yazı okudu. Yazıda Cemal Nadir belediyenin hizmet araçlarındaki aksaklıkları konu alan karikatürler çizip yayınlayınca, belediyenin çizimle ile ilgili konuyla ilgilenip hemen aksaklığı giderdiğini veya arızayı onardığı yazmaktaydı. İbrahim Ersaraç Cemal Nadir’den esinlenerek Mustafakemalpaşa İtfaiyesinin eski ve arızalı olduğunu gösteren bir karikatür çizdi. Çizdiği karikatürde itfaiye aracının lastikleri patlaktır, araç arızalı olduğundan arkadan itilerek hareket ettirilmektedir. Çizdiği bu karikatürü Tanin Gazetesi’ne gönderdi ve karikatürü gazetede yayınlandı. İbrahim Ersaraç’ın karikatürü ulusal bir gazetede basılınca, yayınlanmasından sonraki iki üç ay içerisinde Mustafakemalpaşa Belediyesi yeni bir itfaiye alarak hizmete soktu. Çizdiği bu karikatür yıllar sonra okul arkadaşı İsmail Hakkı Şenpamukçu’nun hazırladığı kitapta yayınlandı.

İbrahim Ersaraç Mustafakemalpaşa Muhtelif Gayeli Ortaokulu’ndan mezun olunca İstanbul Öğretmen Okuluna kaydolur. Lise eğitiminde de resim ve karikatür çizmeye devam eder ve çizimini daha da geliştirir. Liseden mezun olunca Gazi Eğitim Enstitüsü resim alanı sınavına girer ve başarılı olarak kaydını yaptırır. Artık resim sanatında akademik bir eğitim alacaktır. 1951’de Gazi Eğitim Enstitüsü resim bölümünden mezun olur ve askere gitmeye karar verir. Askerliğini yedek subay olarak yapar ve 1952’de terhis olunca Kars Lisesi resim öğretmenliğine atanır. Kars’ta görev yaptığı sürede memleketi Mustafakemalpaşa’ya ve buradaki arkadaşlarına çok fazla özlem duyar. İzinli olduğu zamanlarda ilk fırsatta Mustafakemalpaşa’ya gelir ve arkadaşları ile buluşarak hasret giderirdi. Mustafakemalpaşa’da en sevdiği işlerden birisi de Lalaşahinpaşa Türbesi sırtlarına çıkarak buradan büyük bir zevkle eski günleri hatırlayıp Şeyhmüftü civarını ve kasabanın siluetini izlemekti.

İbrahim Ersaraç Kars’ta resim öğretmeni olarak çalışırken karikatürleri Akbaba ve Dolmuş dergileri ile İstanbul Yeni Gazetesi’nde yayınlanmaktadır. Kars Lisesi resim öğretmeni olarak beş yıl çalıştıktan sonra 1958 yılında kendi isteği ile İstanbul’a Şişli Terakki Lisesi’ne tayin olur.

İstanbul’a tayin olunca karikatürlerinin yayınladığı gazete patronu Halil Lütfi Dördüncü’yü ziyaret eder. Halil Lütfi Dördüncü basın piyasasında cimriliği tanınmıştır. Soyadı da bu özelliğinden dolayı Atatürk tarafından verilmiştir. “Bir gün Gazi ile Tren garında karşılaşırlar. Halil Bey trenin 3. mevkiinde seyahat etmektedir. Bunu öğrenen Gazi sorar: -Lütfi Bey, gazeten ve matbaan var, neden hala 3.mevkide seyahat ediyorsun? Halil Bey ise şu ilginç cevabı verir; – 4. Mevki yok efendim.” Bu olaydan sonra “Dördüncü” diye meşhur olur. Ama Halil Lütfi Dördüncü cimri olduğunu kabul etmeyerek “ben cimri değilim, hesabını bilen bir kişiyim, bazı insanlar pul koleksiyonu, bazıları da tablo koleksiyonu yaparlar, benim merakım da para koleksiyonudur” diyen bir kişidir.

Halil Lütfi Dördüncü İbrahim Ersaraç ile sohbeti sırasında alacağı ücret konusunu hiç gündeme getirmeyince, İbrahim Ersaraç ilk fırsatta konuyu kendisi açar ve çizdiği karikatürlerden alacağı ücreti sorar. Halil Lütfi Bey, yumuşak tavrını bırakıp sertleşir “Siz bana borçlusunuz, Ben sizin gelişiminize yardımcı oluyorum” der. Şaşıran İbrahim Ersaraç “amatör olmadığını, Akbaba ve diğer dergilerin karikatürlerine ödeme yaptığını söyleyince, Halil Lütfi bey, “biz de ödemede bulunuruz” demek zorunda kalır ve karikatür başına dört lira ödemeye razı olur.  Bir gün Akbaba dergisinde Yusuf Ziya Ortaç başka yere çizip çizmediğimi sorunca İbrahim Ersaraç Halil Lütfi beyin yeni gazetesine çizdiğini söyler. Yusuf Ziya Ortaç’ta Halil Lütfi’nin karikatür başına ne kadar ödediğini sorar. Dört lira ödediğini söyleyince, Yusuf Ziya bey “çok iyi para” deyince İbrahim Ersaraç “Nasıl iyi olur, siz karikatür başına 15 lira ödüyorsunuz” der. Yusuf Ziya Ortaç’ta “ama o 4 lira, Halil Lütfi beyin 4 lirası” diyerek cevap verir.

1958-1966 yıllarında Doğan Kardeş Dergisi’nde karikatürler çizip derginin resim işlerini yönetir.

İbrahim Ersaraç’ın Doğan Kardeş Dergisinde yayınlanan bir karikatürü (1964)

 

İbrahim Ersaraç uzun yıllar boyunca görev yaptığı Şişli Terakki Lisesi’nden Özel Levent Yıldız Kolejine geçer. Burada resim ve sanat tarihi öğretmeni olarak öğretmenliğinin son 20 yılını çalışır. Karikatür çizmeye de devam etmektedir. İbrahim Ersaraç 3. kişisel sergisi olan Karikatür Gezintileri” sergisini de Mayıs 2009’da Levent Özel Yıldız Koleji’nde açmıştır.

Karikatür çiziminde fazla detaydan kaçınmayı önermiş ve yersiz çizgilerle esası saptırmamak gerektiğini söylemiştir. “Rodin’in; Bir heykeli yokuştan yuvarlayın. Aşağıda kalan ne ise esas heykel odur.” anlayışını benimsemiştir. Karikatürleri, Akbaba, Çarşaf, Anahtar, Papağan, Tef, Dolmuş ve  Ustura  dergilerinde yayınlandı. Hürriyet Gösteri, Milliyet Sanat ve Cumhuriyet gazetesi Kültür sayfalarında karikatüristler ile ilgili görüşlerini yazdı ve karikatürleri yayınlandı. Varlık Sanat Dergisi’ne desen ve kapak resimleri çizip, resim sergisi kritikleri ve sanat yazıları yazdı.

İbrahim Ersaraç’ın çeşitli kitaplardaki çizimleri şunlardır; Varlık Yayınlarının 1964’te yayımladığı “Büyük Yazarlar” isimli kitaptaki yazar çizimleri, “Büyük Kompozitörler-Batı Müziğinin Kırk Bestecisi” isimli kitaptaki çizimler, Samih Tiryakioğlu’nun “Büyük Yazarlar ve Şaheserleri” isimli kitaptaki portre çizimleri, Tahsin Yücel’in “Büyük Yazarlar” isimli kitaptaki çizimler.

2000 yılında Karikatürcüler Derneği Yayınlarından çıkan ilk kitabı “Çizginin Gölgesi” yayınlandı.  2007 yılında Beşiktaş Belediyesi ile Karikatürcüler Derneği işbirliğiyle düzenlenen Nehar Tüblek Karikatür Yarışması’nda Kabataş Lisesi Eğitim Vakfı Özel Ödülü’nü kazandı. Beşiktaş Kent Konseyinin  “İnsan Hakları” temalı karma karikatür sergisine katkıda bulundu.

2009 yılında Mustafakemalpaşa Kültür ve Sanat Derneği ve Patikalar Dergisi’nin yayınlarının ikinci kitabı olarak “Mustafakemalpaşa ve Mizahi Esintiler” kitabı yayınlandı. Kitabının tanıtımı için geldiği ilçemizde Mustafakemalpaşa Kültür ve Sanat Derneği tarafından organize edilen ve Mustafakemalpaşa Öğretmenevi çok amaçlı salonunda üç gün boyunca açık kalan karikatür sergisini açtı.

2014 yılında Mustafakemalpaşa Kültür ve Sanat Derneği ve Patikalar Dergisi Yayınlarının dokuzuncu kitabı olarak Kekil Şimşek ile birlikte hazırladıkları “Çizgi Ustaları, Hayatları-Karikatürleri” kitabı yayınlandı.

Karikatürleri ile birçok sergi ve yarışmaya katılıp ödüller kazanan İbrahim Ersaraç’ın karikatürleri, İtalya’daki Tolentino Mizah Müzesi ve Bulgaristan Gabrova Uluslararası Karikatür Müzesi’ne kabul edildi.

Mustafakemalpaşa’nın ulusal ve uluslararası alanda en önemli resim ve karikatür sanatçısı olan İbrahim Ersaraç beyefendiyi saygı ile anıyorum.

Halit ERSÖZ





YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Mesaj Gönder
1
Merhaba;
Mesaj göndermek için alttaki butona tıklayınız.