DOLAR 6,8645
EURO 7,8385
ALTIN 399,662
BIST 117741,1
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 28°C
Parçalı Bulutlu

Saltanat Topundan Bayram Topuna

22.05.2020 - 19:09
A+
A-

Sıkıştırılmış barutla gülleleri atan savaş toplarını tarihte ilk kez Çinliler 12.yüzyılda kullanmışlardır. Demir ve bronzdan yaptıkları binlerce topu Çin seddine yerleştirerek Moğollara (belki de Türklere) karşı kendilerini savunmak için bu silahlardan yararlanmışlardır. Ancak toplara mutlak anlamda savaş aleti olarak değer ve güç katanlar Osmanlılar’dı. Topu ilk kez 1389 yılında Kosova savaşında kullanmışlar, her geçen yıl da geliştirerek 1392, 1402 ve 1422 yıllarında da İstanbul’un fetih denemelerinde (her ne kadar sonuç alamasalarda ) başarılı uygulamalar yapmışlardır.

TOPLARIN İSTANBUL’A TAŞINMASI

Fatih döneminde ((1452 yılında) Tophane-i Amire kurularak Trakya’da birçok tesiste top üretilmiş ve İstanbul surlarının yıkılarak fethedilmesinde başarıyla kullanılmıştır. Toplar 8 metreye kadar çeşitli boylarda, iç çapları da 90 santimetre kadar çeşitli ebatlarda yapılıyordu. 2000 metreye kadar menzilleri vardı. En büyüklerine “Şahi” denilen topların, balyemez, çakaloz, humbara,şayka gibi adlandırmaları vardı. Bu dönemde Macar kökenli Urban Usta ve birçok Türk mühendis (Ali ve Sıraca gibi ustalar) topların yapımında ve geliştirilmesinde çalışmıştır. Arnavutluk’tan, İskenderiye’ye, Akkirmanlı’dan, Van’a kadar birçok yerde tophaneler kuruldu ve kaleleri yıkmakta, gemileri batırmakta kullanılan binlerce top üretilerek başarıyla kullanıldı.Bazı kaynaklar günümüzde de kullanılan “havan” toplarını bizzat Fatih’in tasarlayıp, özellikle gemilere karşı başarılı atışlar yapıldığını kaydetmektedir.

TAHTA ÇIKIŞ TÖREN GRAVÜRÜ

Bir anlamda iktidarın ve gücün sembolü haline gelen toplar zaman içinde “saltanat” la özdeşleşmişlerdir. Toplar ,Padişahlar tahta ilk oturduklarında, önemli ziyaretçileri karşılamalarında, bunların dışında başka birçok törende ve bayramlarda da atılır hale gelmişlerdir. Osmanlı döneminde gemiler, İstanbul Boğazı’nda, Topkapı Sarayı’nın önünden geçerken 3 kez padişahı selamlama topu atarlardı. Bu padişaha saygının ve hürmetin göstergesi olan, yerleşik bir tavırdı. 1574 yılında tahta oturan III. Murat 21 yıllık padişahlığının son yıllarında şiddetli ağrılarla seyreden bir hastalığa yakalanır (büyük ihtimalle diğer hastalıklarının yanında gut olabilir) ama zevk-ü sefa alemlerinden de vazgeçmez. 1595 yılının ocak ayında bir akşam sarayın alt tarafındaki, deniz kıyısına yakın Sinan Paşa köşkünde eğlence alemi devam ederken, boğazdan geçen bir gemi yine selamlama topları atar. Topların şiddetinden köşkün camları kırılır ve bina biraz sarsılır. Orada bulunan birçok insan gibi Padişah da çok korkar o korkuyla hemen saraya çekilir. Ve o gecede sarayda vefat eder. Tahta oğlu III. Mehmet oturur. Tabii yine toplar atılır. O yıllarda başlayan “Topçu ” ve “Tophane” uygulamaları giderek dünyanın birçok ordusunda önemli bir askeri sınıf haline gelmiştir. Öyle ki havacılar gibi savaşları biraz da uzaktan izleyen, belki de biraz imtiyazlı bir sınıf. Önemli bir gücü elinde tutan ve yönlendiren bir askeri kol.

BURSA TOPHANE’DEKİ BAYRAM TOPU

O dönemlerin Osmanlı topları İngiltere dahil birçok ülkenin müzelerinde ve bizim müzelerimizde yer almakta ve sergilenmektedir. Daha yakın dönemin nispeten küçük ölçekli olan topları ise ülkemizin hemen her ilinde ve ilçesinde sembolik olarak korunmakta ve çeşitli mekanlarda teşhir edilmektedir. Yakın dönem toplanın bir örneği Bursa Tophane’de (şehre hakim bir tepe olup Ramazan ve Bayram toplanın atıldığı yer olmasından dolayı bu ismi almıştır), bir örneği de Mustafakemalpaşa ilçesinin Cumhurluk alanındadır. Ama artık iftarlarda ve bayramlarda bu toplar atılmıyor. Duyduğumuz sıkıştırılmış barutun patlaması ile oluşan güçlü bir ses, yada güçlü ses çıkaran bir patlama. Biliyoruz ki bu gelenek devam edecek ve bu bayramda da “bayram topları ” atılacaktır. Ancak bu bayram biraz farklı. Top atışları var, toplanmalar yok. Yine de şeker var, tatlı var ve bolca da kolonya var. Daha ne olsun…

Dr. Murat Çubukçu





YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Mesaj Gönder
1
Merhaba;
Mesaj göndermek için alttaki butona tıklayınız.