DOLAR 8,318
EURO 9,747
ALTIN 498,425
BIST 1126,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 20°C
Gök Gürültülü

Mustafakemalpaşa’nın ‘Yaş’lıları

03.10.2020 - 11:33
A+
A-

Literatürde insanların yaşları ile ilgili birçok tanım, birçok farklı ifade mevcuttur. Takvim yaşı, beden yaşı, ruh yaşı ve benzeri. Dünya Sağlık Örgütü, takvim yaşı olarak 65 yaş üzerini yaşlı kabul ediyor. Ama günümüzde birçok kaynakta, 66 – 75 yaş arasına ileri yetişkinlik, 76 – 85 yaşları arasına yaşlı ve 85 yaş üzerine de ileri yaşlı tanımlarını da görmemiz mümkün.

Yaşlılarla uğraşan, ilgilenen bilime genel anlamıyla  “gerontoloji”, yaşlı sağlığı ile ilgilenen tıp dalına da “geriatri” diyoruz. Yaşlılık ve bununla ilgili sorunlar tıp mensuplarını gün geçtikçe daha çok meşgul eden bir hal almakta, başta aile hekimleri olmak üzere birçok branş hekimi bu konularla yoğun bir şekilde ilgilenmekte, uğraşmaktadırlar. Hekimler ilgilendikleri hastalarının takvim yaşına da bakmakla birlikte, mesleki anlamda beden yaşını, yani vücudun durumunu daha fazla önemserler. Kalp – damar sistemi, solunum sistemi ve kas – iskelet sistemi ile ilgili sorunlar yaşlılıkta en fazla öne çıkan sağlık konulardır. Duyu kayıpları, üreme sistemi ve hormonlarla ilgili konularda ileri yaşlarda kayıplar olarak dikkat çeker. Metabolizma ve bağışıklık sistemi sorunları da ileri yaş sağlık sorunları içinde önemli bir yer tutar. Bunlar ve benzeri ‘geriatri’ konuları başka bir yazıda daha ayrıntılı olarak irdelenecektir.

Doğurganlığın yüksek olduğu toplum

Bilim insanları bir lokalitede (bölge veya şehirde) nüfusun yaşlara göre dağılımını incelemek için nüfus piramitleri kullanırlar. Doğurganlığın fazla olduğu toplumlarda piramidin tabanı geniştir. Yaşlı nüfusun fazla olduğu toplumlarda da piramit tavana doğru genişler.

Orta yaşın yoğun olduğu piramit

Orta yaşın yoğun olduğu durumlarda ise nüfus piramidi bir eşkenar dörtgen gibidir. Bu şekillere bakarak toplumun geleceği ile ilgili, genç ve yaşlı nüfusun durumları anlamında ipuçları elde edilebilir. Piramidin orta kısmında görülen genişlik, potansiyel olarak, yaşlı bir toplum anlamındadır.

1

Yaklaşık yüz bin kişinin yaşadığı Mustafakemalpaşa ilçesinde 65 yaşın üzerinde yirmi bin civarı kişi, 18 – 65 yaş arasında elli bin civarı kişi, 18 yaşın altında otuz bin civarında kişi vardır. Yani piramitte tabanda belli bir genişlik olmasına rağmen, büyük olan orta yaş grubu, potansiyel anlamda yaşlı bir toplumu (20 -30 yıl sonrası için) düşündürmektedir. İçinde bulunduğumuz yıllar için Mustafakemalpasa’da piramidin üst kısımlarında yaşlılar anlamında dikkat çeken bir genişlik yoktur.

Yazının başında da belirttiğimiz gibi yaşlılığın ve gençliğin tanımlanmasında farklı yaklaşımlarda vardır. 70 yaş, 75 yaş, 80 yaş ve 85 yaş üzerini yaşlı kabul eden tasniflere göre Mustafakemalpaşa ilçesindeki yaşlı nüfusu; 70 yaş üzeri için onbir bin, 75 yaş üzeri için altı bin, 80 yaş üzeri için üç bin ve hatta 85 yaş üzeri için bu rakam bine inmektedir. Yani 65 yaşa kadar orta yaş,  65 – 85 yaş arasını ileri yaş, 85 yaş üzerini yaşlı kabul ettiğimizde bu ilçede sadece bin yaşlımız var demektir. Bu kadar yaşlımız olmadan da hiçbir iş olmaz, muhtarlar bile “ihtiyar heyetlerini” kuramazlar.

Toplum olarak bu insanları korumalı ve destek olmaya çalışmalıyız. Onlar toplumun geçmişi ve sosyal belleğidir. Unutmayalım ki bugün yaşlı değilseniz bile yaşlı adayısınız, ama siz sadece adaysınız. Onlar yaşlı oldular, olabildiler. Onlara “ihtiyar” olduklarını düşündürmeden, hissettirmeden hayata katmanın yollarını bulmalıyız. Anlatabilmelerinin, yazabilmelerinin, rehberlik, önderlik yapabilmelerinin, ihtiyar değil, “ak saçlı” olduklarını hissettirebilmenin ortamlarını oluşturmalıyız. Unutmayalım ki ak saçlıların etkin olduğu bir hikayemiz, bir geçmişimiz, bir anlayışımız, bir geleneğimiz var…

Dr. Murat Çubukçu

*Bu yazı, ‘1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’ dolayısıyla kaleme alınmıştır.





YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Mesaj Gönder
1
Merhaba;
Mesaj göndermek için alttaki butona tıklayınız.