Kemal Sadık Gökçeli (1926-2015) edebiyat dünyasında kullandığı adıyla, Yaşar Kemal, 1915 yılında Van’ın Rus işgaline uğraması üzerine, Muradiye İlçesine bağlı Ernis köyünden göçerek, yine o dönemde, Adana ili, Kadirli İlçesine bağlı, 60 hanelik bir Türkmen köyü olan Hemite (Göğceli) köyüne gelip yerleşmiş, Kürt kökenli bir ailenin çocuğudur.
O köyü, yazar şöyle anlatıyor: “Köyde bizim aileden başka Kürtçe konuşan kimse yoktu. Kürtçe, sadece bizim evin içinde konuşuluyordu. Ben doğduğumda babam çok yaşlıydı, belki elli yaşın üstündeydi. Annem çok gençti: 17 yaşında.”
Kemal Sadık, üç buçuk yaşındayken, bir kurban kesimi sırasında halasının kocasının elindeki bıçağın kayarak sağ gözüne saplanması sonucu, bir gözünü kaybetti. İlkokula, ancak 9 yaşında gidebildi. İlkokuldan sonra başladığı ortaokulun son sınıfında tasdikname alarak ayrılmak zorunda kaldı. (1941)
Annesi, amcasıyla evlenmiş, ailenin ekonomik durumu babasının ölümünden sonra giderek kötüleşmişti. Çalışmak zorundaydı. Adana ve yöresinde; ırgatlık, kâtiplik, inşaat denetçiliği, arzuhalcilik, kunduracılık, öğretmen vekilliği, kütüphane memurluğu gibi değişik işlerde çalıştı.
Fakat bu arada şiir ve hikâyeler yazdı, türküler, ağıtlar derledi. Adana’da bulunan Dino kardeşler; Abidin ve Arif Dino’dan çok büyük destek gördü. Sanat ve edebiyat dünyasından insanlarla görüştü, sosyalist düşünce ile tanıştı. “Ağıtlar” Halkevi Dergisi tarafından yayımlandı. Ardından, İstanbul’a gitti. Cumhuriyet gazetesinde fıkra ve röportaj yazarı olarak çalışmaya başladı. Yazılarında “Yaşar Kemal” adını kullanmaya başladığı bu dönemde, 1952’de “Sarı Sıcak” adlı ilk öykü kitabı yayımladı.
Derleme ve röportajla başlayan yazma süreci giderek hikâye ve romana dönüştü. İlk romanı olan “İNCE MEMET” ile 1955’te Varlık Roman Armağanını kazandı ve roman yirmi üç yabancı dile çevrildi. O, artık dünyaca tanınan bir yazardı Romanın, 1955-1987 yılları arasında 2. 3. ve 4. Cildi tamamlandı. İNCE MEMET, İngiltere’de Peter Ustinov tarafından filme alındı.
Kitapları hız kesmeden arka arkaya çıkmaya devam etti. Orta Direk (1961) Yer Demir Gök Bakır (1963) Ölmez Otu (1968) Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufçuk Yusuf, Kimsecik, Kale Kapısı, Kanın Sesi, Fırat Suyu Kan Akıyor Baksan, Karıncanın Su İçtiği, Tanyeri Horozları, Çıplak deniz Çıplak Ada… Kısaca: 26 roman, 11 deneme, 9 röportaj, 2 öykü,1 şiir ve 4 destansı roman…
1955 yılında, Thilda Serrero ile evlendi. Asıl adı Mathilda olan Tilda Kemal, 2. Abdülhamit’in baştabibi, Yahudi asıllı, Jak Mandil Paşa’nın torunu, Osmanlı Bankası müdürünün kızıydı. Türkçe’nin yanı sıra İleri derecede İngilizce, Fransızca ve İspanyolca biliyordu. Thilda, elli yıllık evlilikleri süresince, Yaşar Kemal’in 17 eserini yabancı dillere çevirerek O’nu ve dolayısıyla Türk Edebiyatı’nı dünyaya tanıtan bir eş oldu.
Yaşar Kemal dünyaca ünlü bir yazar olmanın ötesinde, aynı zamanda, gerçek bir aktivistti. 1962’de girdiği Türkiye İşçi Partisi’nde genel yönetim kurulu üyeliği ve merkez yürütme kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. 1967’de haftalık siyasi dergi ANT’ın kurucuları arasında yer aldı. 1973’te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı ve 1974-75 arasında sendikanın ilk genel başkanlığını üstlendi.
1986’da kurulan PEN Yazarlar Derneği’nin ilk başkanı oldu. Yabancı basında yayınlanan bir yazısı nedeniyle DGM’de yargılandı ve aklandı. Aynı yıl, bir başka yazısı nedeniyle 1 yıl, 3 ay hapis cezasına mahkûm oldu ve cezası ertelendi.
ALDIĞI ÖDÜLLER: Uluslararası “Cino Del DUCA” ödülü, “Légion de Honneur”, “Frankfurt Kitap Fuarı Barış Ödülü” kısaca; 20’ye yakın ödül, 2’si Yurtdışında, 5’i Türkiye’de olmak üzere 7 adet Fahri Doktora Payesi… 1973 ve 74’te Nobel adaylığı ve ikincisinde son 5’e kalma başarısı…
“Benim için dünya, bin bir çiçekli bir kültür bahçesidir. Bu bahçede, bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım.” Diye düşünen insan ve doğa dostu bu büyük yazarımızı ölümünün onuncu yılında rahmetle ve saygıyla anıyorum.
“Binbir Çiçekli Bahçe” başlıklı konuşmasında, şöyle der Yaşar Kemal:
1. Benim kitaplarımı okuyanlar, katil olmasın; barışın dostu, savaşın düşmanı olsun.
2. Benim kitaplarımı okuyanlar: İnsanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşağılayamasın, kimse kimseyi asimile edemesin.
3. Benim kitaplarımı okuyanlar, yoksullarla birlik olsunlar; çünkü yoksulluk, bütün insanlığın utancıdır.
4. Benim kitaplarımı okuyanlar, cümle kötülüklerden arınsınlar.” (31 Mayıs 2007-Norveç)